1 Mayıs 2014 Perşembe

Kokular ve İnsan Frekanslarına Etkileri, Beş Manevi Koku





Kokular, tıpkı sesler ve renkler skalasına benzeyen bir dizi frekanstan ibarettir. Beynimiz, beş duyunun verileri dahil, herşeyi frekanslar halinde algılar, çiçeğin kokusu, metalin sertliği, rengin maviliği gibi her algı, frekansların beyin tarafından koklama, görme gibi duyulara dönüştürülmüş halidir.
Her kokunun saniyedeki titreşim sayısı bize farklılıkları verir, sümbülü veya papatyayı  düşündüğümüzde, koku frekansını anımsayabiliyoruz. DNA, çeşitli frekanslar yayınladığı için, böyle bir foton alışverişi, canlıların içte ve dışta, bu anlamda etkileşimlerini ortaya koyar.
Canlıların sahip olduğu frekans seviyeleri, megahertz (MHz) olarak ölçülebiliyor. Tabi hepimiz, bu titreşimlerle tesir alışverişi yapabiliyoruz. Yiyecekler, içecekler belli biyofrekanslarla ölçümlenirken, koku ve esanslar, insan bedenindeki frekanslar üzerinde önemli etkilere neden olabiliyor.
Normal bir kişi 62 ile 72 MHz civarında bir frekans aralığında titreşiyor. Beynimiz normalde 72-90 MHz ile titreşirken, sağlığın tehdit altında oluşu 58 MHz’de, Kanser türü tablolar 42 MHz ile ölüme yaklaşma anları ise, 25 MHz ile belirlenebiliyor.
Esans yağlarının 52-320 MHz aralığında değişen frekanslarına örnek vermek gerekirse;  Lavanta 118, Nane 78, Melissa 102, Gül 320, Ardıç 98, Alman papatyası 105 MHz.
Bazı deneyler eşliğinde, esansların, kokuların, tütsülerin, içki, yiyecek, kahve gibi maddelerin frekanslarımızı düşürdüğü ya da yükselttiği tespit edilmiş. 69 MHz vücut frekansına sahip olan bir insan, sıcak bir çayı eline alır almaz, beden frekansı değişir, çayı içtiğinde 61 MHz’e iner, uçucu bir esansı koklar ve frekansı  68 MHz’e çıkar.
Negatif düşünce, insanın frekansını 10 birim düşürür, güzel olan düşünceler ise, 10 birim daha yükseğe taşır. Dua ve konsantrasyon çalışmaları oldukça yarar sağlayıp, 15 MHz’lik bir artışa yol açar.
Özellikle gül koklamak, gülsuyu ve gül esansı kullanmak büyük ölçüde frekans arttırarak, fiziksel gücü sağlıyor, nöronların iletimini güçlendiriyor, zira gülün frekansı çok yüksek.  Hz. Muhammed’in (S.A.V) saf gül kokusu, kalp nurunu, temizliği, iç alemin nice sırlarını işaret eder.
Yuhanna 12:3-8 kısmında, Meryem’in yarım litre kadar saf hint sümbülünden yapılmış değerli bir yağı Hz.İsa’nın ayaklarına döktüğü yazar. İsa, Yahuda’ya, “Meryem’e ne yapması gerektiğini söyleme. Bırak da, hoş kokulu yağı, benim gömüleceğim gün için saklasın” der.
Tevrat’ta ise, Özdeyişler.Bölüm 27: 9′da, 1 Davut oğlu İsrail Kralı Süleyman’ın özdeyişlerinde; ”Güzel koku ve buhur canı ferahlatır” sözü, bir diğer anlamda, bu tür bir kokunun frekansımızı yükseltmekteki aracılığına örnek sayılabilir.
Düşük titreşimli kokuların 70 MHz altında oldukları biliniyor, bunların da ruhsal dengeye yardımcı olabildikleri düşünülmüş.
Tabi bu frekans dizinleri içinde varsayılan somutluk ise, illüzyonun kendisidir, herşey atom altı parçacıkların frekansları ile verilerini yayar.
BEYAZ KOKU
Her kokunun tıbbi bileşenleri ayrı, kimi masumiyeti ve huzuru getirir, uzaktan bile, gizli etkisini gösterir, insanın temel doğasına etkir. Geçen yıl, bilim adamları 86 kokunun bileşiklerini aynı yoğunlukta damıtmıştı, daha sonra, farklı bileşiklerden, değişik karışımlar oluşturulmuş, en çok 43 adet olmak üzere, kokulardaki bileşik sayısı arttırıldığında , karışımlardaki kokuların birbirlerine benzerliğinin yoğunlaştığının saptanması ile ‘beyaz koku’ oluşturulmuştu. Bu türde bir beyaz koku, 30 ve daha fazla eşit yoğunluktaki bileşenden oluşuyor.
GÜZEL KOKU VE ŞUUR
Keyfi etkileyen bir duyu ile güzel koku, sıklıkla zihni açıyor ve iyi çalıştırıyor. Beyindeki olumlu çağrışımları hızlandırıp, hafızayı etkiliyor. Felsefi bir simya ilkesi ile, aromaterapi bağlantısı da kurulabilir. Belli kokuların kombinasyonları, mutlaka duygusal ve ahlaki yönde bile, karakterlere ayrı ayrı faydalı ve tedavi edici fiziksel etkiler taşır. Örneğin tütsü kullanımı, meditasyon sırasında bilinci yükseltmeyi kolaylaştıran bir uygulamadır. Farklı kokular ve uçucu yağların, insan bilinci üzerinde farklı yararlı etkilere sahip olduğunu biliyoruz.
Japon bilim adamları,  yasemin kokusunun, hızlı ve kalıcı öğrenmeyi sağladığını bulmuşlar.
Kokular, şuurumuza etkirken, bazen de garip davranışlara ve hislere neden olabilirler, parfümler hayal gücünü coşturabilir, çekiciliği arttırabilir. Mistik manada, kutsal ritüellerde toplantılarda kullanılan koku ve tütsüler değişik şuur durumlarını tetikleyebilir. Diğer yandan, bazı varlıkları cezbedici etkileri bulunan kokular, ikram edilen aromalar da gizemcilikte önem kazanır.
KISACA KOKU, VARLIKLAR VE İKRAM
Koku bir latife halindedir, ulvi alemlerin ve görevli meleklerin, ya da, müekkillerin, ulvi ya da sufli olsalar da, kendilerine özgü koku çemberleri bulunur. Duygu ve düşüncelerin de kendi kokuları  bulunur.
Kozmik anlamda melekler veya başka güç alanlarına ilişkin varlıkların kodları, bir kokunun frekansına kayıtlanmış olabilir, böylece bilinçaltı, onun enerjisi ie bağlantı kurmayı kesintiye uğramadan sürdürebilir. Davetlerde celp anında koku duyulur, ikram edilen koku ile, davet edilen görevlinin koku çemberinin, benzer frekansta olması esas alınır. Bunlar ruhani armağan veya bir tür adsorbe edilecek besin, bir tür  yiyecek haline gelebilirler. Her tütsü yakıldığında, her zaman cazibe alanı oluşmaz, ancak amaca uyan işlemler yapılırsa bu mümkün olabilir.
Koku ile cezbedilen değişik enerji alanları bulunur. Örneğin sürekli ayni parfümü kullanan bir bayanın bayılmaları sıklaşır, çare bulunamaz, parfümü bittiğinde, bir süre için alamayınca bayılmaları kesilir, parfümü kullanıldığında yeniden başlaması ile saptanan olgu; bu koku ile cezbedilen bir enerjidir ve bayanın nörolojik faaliyetini de olumsuz etkilemektedir.
AROMATERAPİK BAZI ÖRNEKLER
Okaliptüs: Melankolinin, üzüntü ve endişenin dağılması. Okaliptus yağı için tıklayın >>>
Sandal ağacı: Derin düşünce, hayal gücünü yüksekliği.  Sandal ağacı yağı için tıklayın >>>
Günlük: Olumsuz düşüncelerin, nazar enerjisinin uzaklaştırılması, sükun. Günlük yağı için tıklayın >>>
Gül: Dinginlik, huzur, sevgi.  Gül yağı için tıklayın >>>
Limon: Rahatlama, sinir yatışması.  Limon yağı için tıklayın >>>
Yasemin: Anlayış, kavrama, mistik algı.  Yasemin yağı için tıklayın >>>
Lavanta: Enerji, şifa, arınma. Lavanta yağı için tıklayın >>>
Papatya: Arı, içten duygular, sevinç hissi.  Papatya yağı için tıklayın >>>

BEŞ MANEVİ KOKU
Hui-neng, Zen Budisttir. 638 doğumludur, 713 yılında ölmüştür. Sade yaşam ve onurunun önemini kavrayıp anlatmıştır. Hui-neng, manevi koku metaforunu kullanarak, bilgelik yolunu göstermeye çalışmıştır.
Beş manevi koku:
1) AHLAK kokusunu süren; kötülük, kıskançlık, açgözlülük, nefret, hırsızlık ve saldırganlık taşımaz.
2) DENGE kokusunu süren; Kendi zihninde herhangi bir kesinti olmadan, nesnelerin iyi ve kötü özellikleri görme yeteneği ve istikrar kazanır.
3) BİLGELİK kokusunu süren; hiçbir zaman kendi zihninde tıkanıklık olmadan, her zaman sağduyu ile maddenin doğasını ve doğayı gözlemler, netlik sahibidir, iyilik ve nezaket özelliği taşır.
4) KURTULUŞ kokusunu süren; zihnini nesnelere sabitlemekten kurtarmıştır.
5) SEZGİ VE AÇIK GÖRÜŞ kokusunu süren; sessizlik içinde kendi özgün zihnini tanımayı, aydınlanmayı, uyumu, bencil kişiliğin arınmasını sağlamıştır, gerçek doğasının bilgisine sahiptir.
Bilgi, uygun çaba ile, deneysel adımlarla, uygulamalarla elde edilebilir. Bilgelik yolu uzundur ve dikkat gerektirir.  Sürekli farkındalıkla, beş manevi parfümü koklayarak, bu metaforu kullanan ise, iyi bir yolcudur.
Ferda Ercan Uyulan
Kaynak: http://www.haberlotus.com/




14 Nisan 2014 Pazartesi

Organik Kozmetik Ekolojik, Doğal Kozmetik Nedir?



Organik Kozmetik Ekolojik, Doğal Kozmetik Nedir?

Raflardaki organik kozmetiklerin sayısı sadece Türkiye'de değil, dünyada da artıyor. Ancak bu ürünler için, organik tarım gibi Amerika ve Avrupa Birliği(AB)'de kabul edilmiş standart bir yönetmelik yok. Dolayısıyla organik kozmetik sektörünün büyüklüğüyle ilgili net rakamlar bulunmuyor. Tek bilinen, sektörün hızla büyüdüğü.

Yapılan araştırmalara göre, kadınlar, kozmetik ürünleri yoluyla yılda ortalama vücutlarına 2 kilogram kimyasal alıyor. Son yıllarda gelişen yeşil hareket ve ekolojik bilinç, tüketiciyi organik ürünlere yöneltiyor. Rakamlar bu durumu doğruluyor; iki yıldır piyasadaki organik kozmetik ürünlerin sayısında hızlı bir artış var. Hepsi farklı iddialarla raflarda yer alıyor. Kimi etiketlerine "doğal", kimi "yüzde 100 organik", kimiyse "yüzde 95 doğal" yazıyor. Peki bu ürünleri satın alırken nelere dikkat etmeliyiz? Denetimleri nasıl yapılıyor? Yüzde yüz organik bir kozmetik ürünü mümkün mü?

Raflardaki organik kozmetiklerin sayısı sadece Türkiye'de değil, dünyada da artıyor. Ancak bu ürünler için, organik tarım gibi Amerika ve Avrupa Birliği(AB)'de kabul edilmiş standart bir yönetmelik yok. Dolayısıyla organik kozmetik sektörünün büyüklüğüyle ilgili net rakamlar bulunmuyor. Tek bilinen, sektörün hızla büyüdüğü.

Organik Ürün Üreticileri ve Sanayicileri Derneği (ORGÜDER) Genel Sekreteri Melahat Özkan: "Artık dünya, her konuda organiğe dönüyor. Ancak özellikle Türkiye için şu an bunun ekonomisinden bahsedemeyiz. Pazardaki ürünler çoğunlukla ithal" diyor.

Özkan, yerli de olsa ithal da olsa, organik kozmetik alırken dikkat edilmesi gereken şeyin, ürünün organik olduğunu tescilleyen sertifika olduğunu söylüyor: "Bir ürünün organik olabilmesi için, içeriğinin bütün üretim aşamalarında, taşımasından ambalajına kadar devlet tarafından belirlenen organik kriterlerine uygun olması gerekiyor. İzin verilen ölçülerde, izin verilen gübreler ve hammaddelerle üretilmelidir. Sırf kimi kimyasallar kullanılmıyor demek, bu ürün organiktir demek değildir" diyor.

TOHUMDAN AMBALAJA HERŞEY DENETİM ALTINDA OLMALI

‘Organik' veya ‘doğal içerikli' etiketini taşıyan kozmetik ürünlerin denetimini bizde Sağlık Bakanlığı yapıyor. Yetkililer "Ürünü alırken yanıltıcı reklamlardan kaçınmalı. Kozmetiğin kendisi hiçbir zaman organik olamaz. Sadece içeriğinde kullanılan hammaddeler organik olabilir" diyor. Denetim esnasında ürünler, Tarım Bakanlığı'ndan onaylı ya da yurtdışından alınmış sertifikalarına göre değerlendiriliyor. Gelen belgelerin doğruluğuna ve verilen kurumların niteliğine göre onaylanıyorlar.

Organik kozmetik üreten şirketler, Sağlık Bakanlığı'nın talep ettiği sertifikaları Tarım Bakanlığı'nın onayladığı çeşitli kurumlardan alabiliyor. Bu kurumlar, organik kozmetiklerin ham maddelerinde kullanılan ürünlerin Tarım Bakanlığı'nın organik tarım yönetmeliğine uygun olarak üretilip üretilmediğini denetliyor. Avrupa Birliği'yle aynı standartları taşıyan yönetmeliğine göre, bir ürünün organik sertifikası alabilmesi için tohumunun toprağa atıldığı ilk andan, ambalajlanana kadar tüm süreçlerin organik olduğunun denetlenmesi gerekiyor. Kozmetik şirketleri, ürünlerinin reçetelerini sertifika kuruluşlarına veriyor; kuruluşlar üretimleri yerinde görüp denetliyor. Ancak, Türkiye'de bu konudaki iç üretim oldukça kısıtlı olduğundan, ürünler genelde ithal edilmiş oluyor.

SERTİFİKA KURULUŞLARI KENDİ STANDARTLARINI BELİRLEDİ

Organik tarım içinde tekstil, temizlik ve kozmetik ürünlerine uygun standart bir yönetmelik Türkiye'de ya da Avrupa Birliği'nde bulunmuyor. Bu nedenle, organik veya doğal içerikli ürünlere etiketleri dünyanın en bilinen altı sertifika kuruluşu; Almanya'dan BDIH, Fransa'dan ECOCERT ve Cosmebio, İngiltere'den Soil Association, İtalya'dan ICEA ve Belçika'dan Bioform bir araya gelerek uzun çalışmalar sonucunda geçen Ocak ayında COSMOS-Standard isimli bir protokol oluşturdu ve kendi standartlarını belirledi.

Doğal, organik, ekolojik...

Hangisi, nedir?

- Organik ve ekolojik aynı anlamı taşıyor; Amerikalılar organik, İngilizler ekolojik diyor. Bir ürünün organik kozmetik olması için, yüzde 95'inin organik tarımla yapılmış doğal içeriklerden, yüzde 5'ininse izinli sentetik kimyasallardan oluşması gerekiyor. Doğal içeriği oluşturan ürünlerin yüzde 95'inin tohumun toprağa atıldığı andan ambalajlanana kadar organik olarak üretilmesi gerekiyor.

- Doğal içerikteyse, yine yüzde 95 oranında doğal içerik gerekiyor ama bu doğal ürünlerin yüzde 95'inin organik olması gerekmiyor. Örneğin yüzde 90'ı organik, yüzde 5'i organik olmayan doğal ürünlerden olunca, doğal içerikli deniyor. Örneğin, bu içeriklerin yüzde 90'ı organik, yüzde 5'i organik olmayan şekilde üretildiyse, bu ürüne organik etiketi değil, ‘doğal içerikli' etiketi koyuluyor.

- ORGÜDER Genel Sekreteri Melahat Özkan, ‘Doğal ürün' teriminin yanlış kullanıldığına dikkat çekiyor: "Birşeyin doğalı, onun kendisidir. Örneğin portakal doğaldır, ama portakal reçeli içine hiçbir katkı maddesi koymasanız da artık doğal değildir. Doğal, organik demek de değildir. Limon doğaldır belki ama üretim aşamasında öyle ilaçlar kullanılmıştır ki, size zararlıdır..."

kaynak; naturey.com




Arap Sabunu Nedir? Nasıl Kullanılır?



Arap Sabunu Nedir? Nasıl Kullanılır?


Arap sabunu
 bir zamanlar her evde özellikle halı temizliğinde kullanılmak üzere yer alırdı. Doğa dostu bu ürünün içeriğinde ayçiçek yağı ve sabun bazı bulunur. Günümüzde ise çoğunlukla kullanılmış yağlarla üretilen arap sabunları pek tercih edilmez çünkü atık yağ ile yapılan sabunun temizleme özelliği azalır üstelik çamaşırlarda leke bırakabilir. Bunun yanı sıra yanık kokusunun kamufle edilmesi için sentetik aromalar eklenir ki bu aromalar zararlı olmalarının yanı sıra yanık kokusuyla birleşince daha kötü kokular oluşturur. Eğer arap sabununun hoş kokulu olmasını istiyorsanız dilediğiniz bir aromatik yağdan birkaç damla damlatarak kullanın. Salon, oturma odası ve yatak odası için lavanta yağı; çocuk odası, mutfak ve banyo için portakal yağı kullanabilirsiniz.

Arap Sabunu Nerelerde Kullanılır?

Çamaşır Temizliği:

Çamaşır makinesi için;

Çamaşır haznesine çamaşırlarla birlikte 1 avuç arap sabunu koyun. Deterjan gözüne 1 çay bardağı çamaşır sodası-boraks karışımı veya 1 su bardağı çamaşır sodası-karbonat karışımı ekleyin. Beyazları yıkarken çamaşır sodası veya boraks miktarını yarım çay bardağı arttırabilirsiniz. Çamaşır sodası ve boraks suyu yumuşatır sabunun daha iyi köpürmesini ve çamaşırların yumuşak olmasını sağlar. 

Arap sabunu ile doğal sıvı çamaşır temizleyici yapmak da mümkün:

5 litre su (1 litresini kaynamış olacak)
1 su bardağı arap sabunu 
1 su bardağı çamaşır sodası 
1 su bardağı boraks   
10 ml. dilediğiniz doğal aromatik yağ (lavanta yağı,   portakal yağı, palmarosa yağı)  

Doğal aromatik yağı, çamaşır sodası ve boraks ile iyice karıştırın daha sonra arap sabunu ve kaynamış suyu ekleyerek karışım homojen hale gelene kadar iyice karıştırın. Son olarak kalan suyu ekleyin. Bu karışımdan deterjan gözüne her seferinde 1 çay bardağı ekleyerek kullanın.

Yaka ve kol kirlerini çıkarmak için kirli bölgelere arap sabununu sürün ve öyle makineye atın. 

Doğal yağlar ve mineraller yüksek sıcaklıklarda daha etkili olurlar, makinenizi minimum 40 derecede çalıştırmanızda fayda var. Beyazları 60 derecede yıkamanız daha etkili olacaktır. Daha yumuşak çamaşırlar için yumuşatıcı gözüne 1 çay bardağı doğal elma sirkesi ekleyin.

Bulaşık Temizliği:

Elde yıkarken;

Süngere istediğiniz miktarda arap sabununu alın ve bulaşıklarınızı yıkayın. Arap sabunu hem iyi köpürür hem de parlatarak temizler. Oldukça sıcak suyla durulayın aksi taktirde bulaşıklar yağlı kalabilir. 

Sıvı bulaşık karışımı isterseniz 
yarım su bardağı
 arap sabunu ile 

üzerine 10 damla limon yağı

6 damla
 biberiye yağı,
4 damla
 lavanta yağı,  

2 damla
 portakal yağı damlatılmış 1 çay bardağı boraksı karıştırın
ve yarım litre kaynamış su ekleyin.

Bu karışımı iyice karıştırıp çalkalayın ve bulaşık suyuna yarım çay bardağı katarak kullanın.

Ocak ve Fırın Temizliği:

Ocağın üzerindeki lekeleri önce ılık suyla ıslatarak bir süre bekleyin. Ardından arap sabunu ile ovun lekeler kolaylıkla çıkacaktır. Fırının iç yüzeylerine 1 tatlı kaşığı karbonat, 1 tatlı kaşığı limon tuzu ve 1 yemek kaşığı doğal sirke karışımını püskürtün ve bir gece bekletin. Ertesi gün arap sabunu ile ovarak temizleyin. Ilık suyla durulayın. Fırın camındaki lekelerin üzerine 1 tatlı kaşığı karbonat, bir tatlı kaşığı limon tuzu, bir yemek kaşığı doğal sirke ve birkaç damla portakal yağı damlatarak hazırladığınız karışımı püskürtün ve bir gece bekledikten sonra arap sabunu ile ovup durulayın.

Yer Temizliği:

Özellikle yağlı yüzeylerde,

2 litre sıcak su, 
1 yemek kaşığı arap sabunu, 
1yemek kaşığı çamaşır sodası, 
1 yemek kaşığı boraks, 
½ fincan temizlik sirkesi,
10 damla palmarosa yağı, 
bergamot yağı,   
limon yağı veya  
portakal yağı karışımını kullanın, 

oldukça etkili bir dezenfekte edici elde edersiniz ve durulamanız gerekmez. Üstelik tertemiz ve mis kokulu yüzeyler elde edersiniz.

Ahşap yüzeyleri,

1 yemek kaşığı arap sabununu
1.5 litre sıcak suda iyice eritip
1 yemek kaşığı doğal temizlik sirkesi
veya elma sirkesi ekleyerek silin.

Arap sabunu ahşap yüzeyleri temizlemenin yanı sıra bakımını da yapar, parlatır. Kapıları silerken kullanmayı ihmal etmeyin.

Banyo Temizliği:

1 yemek kaşığı arap sabunu1 tatlı kaşığı çamaşır sodası,
1 tatlı kaşığı boraks,
1 çay bardağı doğal sirke ve yarım litre kaynamış suyu karıştırın. 
Püskürtme şişesinde çalkalayıp duş çevresindeki duvarlar ve duşakabinlere sıkın. Sirkeli su ile durulayıp pamuklu bezle silin.

Süngerin üzerine bir miktar arap sabunu alarak lavabo veya küveti ovun. Eğer aşınmadan dolayı yerleşmiş kirler varsa lavanta yağı damlatılmış çamaşır sodası serpin ve ovmaya devam edin. Küvet veya lavabonuzun ışıl ışıl parladığını göreceksiniz. Doğal maddeler yüzeyleri aşındırmadığı için daha kolay ve uzun süreli temizlik elde edersiniz. Üstelik zehirli gazlara maruz kalmayarak fazla yorulmadan temizliğinizi tamamlarsınız. 

Tuvalet Temizliği:

Klozetin genel yüzeyleri ve oturma kısmının çevresi ve altını temizlemek için anti-bakteriyel sprey temizleyici: 
2
 su bardağı su,
1 yemek kaşığı arap sabunu, 
¼ su bardağı boraks,  
¼ su bardağı çamaşır sodası10 damla çay ağacı yağı(hint defnesi yağı), 
10 damla lavanta yağı veya nane yağı. 
Püskürtme şişesi ile iyice çalkalayıp sıkın. Nemli bir bez veya süngerle silin.

Halı Temizliği:
Halılarınızı yıkarken veya silerken arap sabunu kullanabilirsiniz. Silme işleminden sonra durulama suyuna 1 fincan doğal elma sirkesi ekleyin ve durulayın. Halınız tertemiz, yumuşacık ve pırıl pırıl olacaktır. Hiç bir kalıntı bırakmadığından her zaman güvenle kullanabilirsiniz. Özellikle emekleyen bebekler ve alerjisi olanlar için harika bir çözümdür.

Koltuk Temizliği:

Koltuklarınızı halı temizliğinde olduğu gibi arap sabunu ile silin ve ardından durulama suyuna doğal elma sirkesi ekleyerek durulayın. Koltuklarınız tertemiz, yumuşacık ve pırıl pırıl olacaktır. Temizlik esnasında ve sonrasında hiçbir zararlı kimyasala maruz kalmadan doğaya zarar vermeden temizliğinizi tamamlarsınız.

Cam Yüzey Temizliği:

Özellikle çerçeveleri silerken arap sabununu süngere alıp ovarsanız lekelerin çok çabuk temizlendiğini görürsünüz. Camlardaki zor lekeler için de kullanabilirsiniz, durulayıp temizlik sirkesi ile silin camlarınızın ışıldadığını göreceksiniz.

kaynak; http://yesilkopuk.blogspot.com.tr/



Korkunç Beyazlık: Titanyum Dioksit







Korkunç Beyazlık: Titanyum Dioksit



Titanyumdioksit sentetik bir pigmenttir (TiO2) E171 gıda katkı maddesi koduyla bilinen bir gıda renklendiricisi ve nem tutucudur. Beyaz un, sofra tuzu, şeker, sakız, dişmacunu, sabun, deterjanlar, kimyasal ilaçlar, vitaminler, şekerleme, karbonat, kabartma tozu, ve partikül halindeki gıdalar gibi birçok ürün titanyumdioksitle beyazlatılır. Işığı yansıtıcılık, beyazlık, kapatıcılık gibi özelliklere sahip olduğu için boyalarda ve kalınlaştırıcı, beyazlaştırıcı, yağlayıcı ve güneş ışınlarını kesici kozmetiklerde bulunur.
Titanyumdioksit nanoteknolojide kullnılan üç ana maddeden biridir. Nanoteknolojik boyalar, bütün tıbbi ilaçlar renklendirici ve koruyucu (kaplayıcı) madde özelliğını titanyumdioksitten almaktadır. Titanyumdioksit kalıcıdır ve biyolojik olarak asla parçalanmaz.
Nasıl çalışır?
Titanyumdioksit nano kristalleri fotokataliz özelliği taşır. Fotokataliz, ışık ile bazı reaksiyonların oluşmasını sağlayan maddedir. Yani temas ettiği organikleri parçalama şeklinde işlemektedir. Bu haliyle fotosentezi taklit eder. Titanyumdioksit havada, suda ve çeşitli yüzeylerdeki organik maddeleri karbondioksit ve suya ayrıştırır. Böylelikle bu organik maddeleri parçalayarak yok eder.
Kendi kendini temizleyen ürünler
Kumaşlara kendi kendilerini temizleme becerisi, dokunduklan iplikleri titanyumdioksit nano kristalleriyle kaplayarak kazandırılır. Güneş ışığı ve titanyumdioksit nano kristalleri bir araya geldiğinde fotokataliz yani parçalara ayırma gerçekleşir. Kumaş veya duvar boyasına bulaşan leke işte bu mekanizmayla ortadan kaldırılır.
Tehlikesi nedir?
Titanyumdioksit gıda ve ilaçlarla birlikte, solunum veya temas yoluyla vücuda girer. Vücut tarafından tanınmadığı ve biyolojik olarak parçalanamadığı iç;in dokularda depolanır. Depolanan bu nano parçacıklar organik bir maddeyi parçalama ve yok etme özelliğine sahiptir. Kuvvetli nem tutucu olduğu için vücudun su dengesi üzerinde ç;ok etkili olabilir.

Gıda, ilaç, kozmetik, duvar boyaları, beyaz kağıt ve diş macunu gibi insan hayatının hemen her yerinde bu güçlü nanoteknolojik madde kullanılır. Çok farklı alanlarla insanın önünden, arkasından, sağıdan ve solundan yaklaşan bu teknoloji atomaltı işlem gerçekleştirebilmektedir. DNA’yı etkiler ve değiştirir. Karıştığı maddeyi bölüp parçalayabilir. Hücrelerin yapısım değiştirerek işleyişini kontrol altına alabilecek güçte bir tehlikedir.
Kaynak: nanobilgi.com

Kökleri Asırlar Ötesinden Günümüze Ulaşan Defne



Çok eski zamanlardan beri birbirinden farklı alanlarda insanlığa hizmet eden defne bitkisine tüm bu zamanlar boyunca layık olduğu değer teslim edilmiş. Saç bakımından cilt sorunlarına, et ve balık yemeklerinden ekmek yapımına; bahçeleri güzelleştirmeden romatizma ağrılarını dindirmeye kadar pek çok marifeti var defnenin.


Purneva Doğal olarak defnenin iyileştirici, nemlendirici, dezenfekte edici özelliklerini sizlere çeşitli defne ürünleri ile sunduk. %100 doğal zeytinyağı ve uçucu yağlardan soğuk işlemle üretilmiş yüksek kaliteli katı sabunlarımızı kullandıktan sonra ıslak bırakmamanızı, saçlarınızı yıkarken ılık su kullanmanızı ve yumuşak saçlar için durulama suyuna doğal elma sirkesi, kaynatma yoluyla elde edilmiş karanfil suyu, demleme usulü ile hazırlanmış lavanta çayı veya defne çayından birini eklemenizi tavsiye ederiz.

 1-YEŞİL KÖPÜK %100 DEFNE YAĞLI SABUN 
(Bebekler için biçilmiş kaftan!)







Defne Yağı, içerdiği sineol sayesinde kuvvetli bir antiseptiktir. Geleneksel tıpta cilt problemlerinde ve saç dökülmelerinde kullanılır. Defne ağacının yaprağı anti bakteriyel içeriği sayesinde iyileştirici etkiye sahiptir. Cilde parlaklık ve güç verir. Hem kuru hem de yağlı ciltlerde
kullanılabilir. Alerjik ciltlerde, mantar ve egzama gibi rahatsızlıklarda tavsiye edilir. Sivilcelere, siyah noktaların giderilmesinde faydalıdır. Peeling özelliğine sahiptir. Bebekleriniz için vazgeçemeyeceğiniz yumuşaklık ve doğallıktadır.

Tam İçerik: Defne Yaprağı Yağı, Sabun Bazı, Saf su. Başka bir şey içermez!





2- YEŞİL KÖPÜK DEFNE YAĞLI SABUN



Defne ağıcının yaprağı, antiseptik ve antibakteriyel içeriğinden dolayı iyileştirici bir güç verir. Dış etkenlere karşı korur. Peeling özelliği ile siyah nokta ve aknelere iyi gelir. Hem kuru hem de yağlı ciltlerde kullanılabilir. Alerjik ciltlerde de tavsiye edilir. Hücreleri yeniler, cilde parlaklık ve güç verir, cildi dinlendirir. Saç dökülmesi ve kepeklenmeye karşı etkilidir. İçeriğindeki zeytinyağıyla cildinizi ve saçınızı besler, nemlendirir ve tazeler. Kullandığımız yağlar soğuk sıkma yöntemiyle elde edildiğinden, ürünlerimiz vitamin ve mineral bakımından zenginliklerini muhafaza eder. 

Tam İçerik: Zeytinyağı,Defne Yağı, Sabun Bazı, Saf su. Başka bir şey içermez!


3- YEŞİL KÖPÜK ANTİSELÜLİT SABUNU




İçeriğindeki saf Zeytinyağı cilt yumuşatıcı, nem, parlaklık ve canlılık vericidir. Ayrıca içeriğindeki
Biberiye Yağı cilt sıkılaştırma için geleneksel tedavilerde kullanılır. Defne Yağı ise doğal peeling
etkisiyle size yardımcı olacaktır. Bu yağlar cilt yenilenmesine yardımcıdır. Cildinize 5 dakikalık masajlar
yaparak uygulamanız tavsiye edilir. Yeşil Köpük Selülit Sabunu %100 doğal zeytinyağı, biberiye yağı ve
defne yağı içerir.

Tam İçerik: Zeytinyağı, Biberiye Yağı, Defne Yaprağı Yağı, Sabun Bazı, Saf su. Başka bir şey içermez!



4- YEŞİL KÖPÜK DEFNE YAĞLI SIVI SABUN


Defne doğallığı ve ferahlığı sıvı sabunun pratikliğiyle buluştu. 
Yeşil Köpük Defne Yağlı Sıvı Sabun, doğal içeriğiyle mutfak ve 
banyoların vazgeçilmezlerinden olma iddiasında. İçeriğindeki 
defne yağı yoğunluğuyla pürüzsüz ve yumuşacık ellere 
sahip olmanın keyfini yaşayacaksınız.

Tam içerik: Zeytinyağı, Defne yağı, Potasyum Hidroksit, Tuz, Saf Su. Başka bir şey içermez!






5- YEŞİL KÖPÜK DEFNE YAĞLI DUŞ JELİ



Özel formülü ile doğallıktan ödün vermeden hazırlanmış tüm cilt tiplerine dost, özel bir ürün Yeşil Köpük Defne Yağlı Duş Jeli. Tamamen doğal içeriği sayesinde alerjik hassasiyeti olanlar rahatlıkla kullanabilir. Uzun süreli nemlendirici etkisiyle saçlarınız ve cildinizdeki yumuşaklığa inanamayacaksınız. Gözenekleri açma ve temizleme özelliği olan defne yağı ile doğallığın ferahlığını yaşayacaksınız.

Tam içerik: Zeytinyağı, Defne Yağı, Potasyum Hidroksit, Tuz, Saf Su. Başka bir şey içermez!



                                   6- NUKA DEFNE YAPRAĞI YAĞI 





Ruhsal-Duygusal Etki : Kişinin kendisini iyi hissetmediği değişik ortamlara (yerlerde), konsantre edici uyum sağlamasına yardımcı olur.
Vücutsal Etki: Canlandırıcı, kas gevşetici,  Soğuk algınlığına bağlı eklem ağrılarında
Kullanım önerileri ve tavsiyeler: Erkek parfümlerinde-taze ve kekremsi Vücut bakım ve özellikle eklem ağrıları ve kas gevşetici masaj karışımlarda. Yağ lambaları, hava temizleyiciler.
Düşük dozajlarda kullanılır, deri tahriş edebilir. Max.% 1
Yağ lambaları için buruk-berrak bir karışım. : 5 dam. Limon, 3 dam. Turunç, 2 dam. Defne.



                                         7- NUKA DEFNE MEYVESİ YAĞI





Defne Meyvesi Yağı 30 ml

Hoş kokusu ile banyo ve masajla uygulandığında rahatlatır,
Cildinizi besler ve yumuşatır.

Latince Adı: Laurus nobilus
Ürün kalitesi: Geleneksel
Elde Ediliş Şekli: İlk sıkım
Menşei: Türkiye

Etkisi: Anti nevraljik, yumuşatıcı.
Uygulama: Sertleşmiş cilde yumuşaklık kazandırır. Anti nevraljik etkisinden dolayı romatizmal masaj yağı olarak kullanılır.
Tüm sabit yağlar gibi : En iyi sonuç almak için banyo veya duştan sonra, hafif nemli cilt üzerine masaj yaparak sürünüz.


Defne ağacı, Akdeniz bölgesi bitki örtüsünün tipik elemanlarındandır. Dişi ve erkek bitkiler ayrı ayrıdır. Dişi bitkiler üzerinde yalnız dişi çiçekler gelişir. Meyve bakla (üzümsü) tipinde olup, olgunlaşınca parlak siyah renk alır.