20 Ağustos 2014 Çarşamba

Baharatsız Olmaz !




Baharatların inanılmaz faydaları!


Sağlığımız açısından bizlere inanılmaz faydalar sağlayan baharatlar, ruhsal açıdan da bizleri koruyor. Ayrıca yiyeceklerimize verdiği renk ve tatla da onları çok seviyor. Hangi baharat neye iyi gelir?



Şimdi öğreneceğiniz yararlarıyla onları asla yemeklerinizden ayırmayacak, bolca tüketeceksiniz. 

Tarçın

Bozayı, sahlebi, sütlü tatlıları tarçınsız düşünmek mümkün değil. Hem toz, hem de çubuk şeklinde satılan bu baharatın en önemli özelliği vücut direncini arttırması. Tarçın aynı zamanda el ve ayaklardaki titremeleri önlüyor, mide ve karın ağrılarına, soğuk algınlığına iyi geliyor. 


Kekik
Etli yemeklerde sıkça kullanıyoruz. Güzel tadı bir yana stres ve uykusuzluğa iyi geliyor. Astım, bronşit ve grip gibi solunum yol hastalıklarında da etkili. Kan dolaşımını düzenleyen, kan şekerini düşüren kekik; ayrıca romatizma ağrılarını hafifletiyor. Şeker oluşumunu önlemeye de yardımcı oluyor. 

Kimyon 
Sinirleri uyarıcı bir etkiye sahiptir. Mide ve bağırsak gazlarına iyi gelirç Ağrı kesici, kan şekerini düşürücü ve idrar söktürücü etkilerini de unutmamak gerek. 

Safran
Mide ağrılarına ve sindirim problemlerine karşı mükemmel. Beyindeki serotonin düzeyini etkilediği için depresyon tedavisinde bile kullanılıyor.

Vanilya
Mükemmel kokusuyla hemen teşhis ederiz vanilyayı. Ama mesela sinir bozukluğuna iyi geldiğini bilmeyiz. Bağışıklık sistemini güçlendirmesi ve hazmı kolaylaştırması vanilyanın diğer faydaları arasında. 

Kırmızı biber
Bol miktarda 'kapsaisin' adlı bir madde içeriyor. Bu madde vücudumuzdaki mutluluk hormonu salgısını arttırıyor. Böylece ruh durumumuz düzeliyor. Kırmızı biber kan dolaşımını uyarıp kanın yüzeysel bölgelere daha kolay ulaşmasını da sağlıyor. Tıpkı zencefil gibi. 


Zencefil
Kan dolaşımını uyararak kanın yüzeysel bölgelere rahatça ulaşmasına katkıda bulunuyor. Bu işlevi sayesinde üşüyen el ve ayakların ısınmasına yardım ediyor. Ayrıca soğuk algınlığı, grip ve nezle gibi hastalıkların belirtilerini, baş ağrısını ve regl dönemi ağrılarını azaltmak için kullanılıyor. 

Kişniş
Sinirleri yatıştırma özelliğine sahip. Sindirimi kolaylaştırması ve hazımsızlığa iyi gelmesi de cabası. Zaten bu sayede mide ve bağırsaklardaki gazı kolayca söktürür. 

Hindistan cevizi
Hazımsızlık, kolit, mide ülseri, ishal, kusma ve gaza birebir. Psikolojiyi olumlu etkilemesi de cabası. 

Yeşil biber
Bağışıklık sistemini güçlendiren bir etkisi var. Vücudumuzu toksinlerden arındırdığı gibi baş ağrısı ve migrene karşı da koruyor. Bir de konsantrasyon gücümüzü arttırıyor. 


































kaynak: iyibilgi.com
































13 Ağustos 2014 Çarşamba

Kırmızı Pancar kanı temizliyor, kansere, diyabete ve vereme karşı koruyor!



Hastalıkların kol gezdiği bir dönemde yaşıyoruz. Sentetik ilaçlar ile adeta köşe kapmaca oynuyoruz… Her bir yandan korkuların, yapay gıdaların, kozmetiklerin ve sonunda değişik hastalıklara sebep olan binlerce ürününün pazarlandığı günümüzde sağlıklı kalmak adeta bir sanat! Tabii bu sanat araştırma ve uygulama ile alışverişte başlayıp, mutfaktan, sofraya devam eden bir zincir…

Alışverişlerimizde tüm günlük ihtiyaçlarımızı doğamıza en uygun doğal ürünleri seçerek, hazırlamada ürünün özelliklerine ve etkilerine dikkat ederek, tüketirken de zamanlama ve oranına hassasiyet göstererek hem çevremiz, hem kendimiz hem de ailemiz için sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürmek mümkün...

Bağışıklık sisteminizi güçlendirerek kış aylarının müzmin hastalığı gribe yakalanmadan yaşamak ister misiniz, mide ve bağırsaklarınızı rahatlatarak gaz sancısından kurtulmaya ne dersiniz, kanınızı adeta yıkayarak mikroplardan arınmak nasıl olur? Karaciğerimizi mutlu etmek, cildimizi güzelleştirmek, sinirlerimizi sakinleştirmek de artık çok kolay… En önemlisi aynı anda, şeker hastalığı, verem ve kanserden korunmak!

Nasıl mı? Kırmızı yuvarlak, tatlımı tatlı, harika olur salatası, kış mevsiminde her akşam sofralarda kırmızı pancar, mazide kalır korkunç hastalıklar…

Tabiattan şifamızı alarak kırmızı pancar ile tanışmaya veya tanıyorsanız geçmişten günümüze bu muhteşem bitkiyi tüm özellikleri ile yakından incelemeye ne dersiniz?

Kırmızı Pancar/ beta vulgaris
Ispanakgiller/ chenopodiaceae ailesindendir. Anavatanı Akdeniz Bölgesi olup, çok eski zamanlardan bu yana besin maddesi olarak kullanılıyor. Arkeologlar Mısır mezar taşlarındaki bazı bitki resimlerinin pancar olduğunu ileri sürerler. Kırmızı pancarın toprak içindeki yumruları kırmızı renkte olup, şeker pancarından daha küçük olan kırmızı pancar ince köklü iki yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları da şeker pancarına göre daha kırmızıdır. Ege Bölgesi’nde halk arasında kırmızı pancar “çükündür” olarak bilinir. Ülkemizde hemen her bölgede yetişir.

Muhteşem sebze “Kırmızı Pancar” nasıl yetişir?
Kırmızı pancar tohumları bahar başından, yaz sonuna kadar ekilebiliyor. Erkenci denen çeşitlerde Ekim’den itibaren ortalama 4- 4,5 ayda, diğer türlerde ise 6 ayda hasat edilebilir. Birinci yıl pancar ve üzerinde rozet şeklinde yer alan yapraklar gelişiyor. İkinci yıl üzerindeki yapraklar, çiçekler, meyveler ve tohumları taşıyan sürgün meydana geliyor. Olgunlaştığını, en dıştaki yaprağın sararmasından ve türüne göre, gereken iriliğe ulaşmasından anlamak mümkün.

Bol yapraklı olan ve ıspanak gibi değerlendirilen bu sebze gelişmiş kök yapısı sayesinde kuraklığa karşı da çok dayanaklı. Ancak ana kazık kök zarar görürse, hafif susuzluğa bile dayanamıyor yani bir o kadar da narin!

Kabuğunun ya da etinin rengi koyu kırmızı ya da morumsu kırmızıdır. Organik maddece zengin, derin ve killi topraklarda iyi gelişim gösterir. Çok asitli topraklardan hoşlanmaz. Çimlenmenin başarılı olması için tohumun toprakla temas etmesi gerekir. Tuza dayanıklıdır. Topraktaki bor miktarının düşük olmaması gerekir. Aksi takdirde, büyüme yavaşlar ve yumruda lekeler oluşur. Yani kırmızı pancar alırken düzgün yuvarlak hatlı, kırmızı-mor renkli, lekesiz ve olgun olanı tercih etmek gerekiyor!

Vitamin ve mineral zengini "Kırmızı Pancar"
A, B, C ve P vitaminlerinden zengindir... Serinletici, iştah açıcı, besleyicidir. Bileşiminde bulunan ve radyoaktif bir eleman olan rubidyumun sindirim üzerinde olumlu bir etkisi vardır. Pancar aynı zamanda fosfor, demir, bakır, potasyum, magnezyum, kalsiyum, brom, çinko, manganez ve şeker bulunur.

İnsan vücuduna mucize etkileri
Kırmızı pancar alyuvarların oluşmasında rol oynar. Kırmızı pancarın suyu en güçlü kan düzelticilerden biridir. Havuç suyuyla yarı yarıya karıştırılan kırmızı pancar suyu, günde 400 gr. içildiğinde alyuvarların sayısını kısa zamanda yükseltir.

Damarlarda toplanan mineral kalsiyumu en iyi eritebilen de yine pancar suyudur. Zerdeçal, mürrisafi veya tarçınla pişirilmiş kırmızı pancar, karaciğer ve dalaktaki tıkanıkları açar. Böbrek ve safrakesesi temizler.

Pişirilmiş ve ezilmiş kırmızı pancar şişliklere sarılırsa, şişlikleri indirir.
Kırmızı pancar suyu içmek, rahmin fibromlarını ve miyomları ile göz perdelerini eritir, yüksek kan şekerini ve tansiyonu indirir.
Prostat, verem ve sinir hastalıklarında faydalıdır.
Ilık pancar suyu kulağa damlatılırsa, ağrısını keser ve iltihaplanmayı durdurur.
Kafa derisine sürülürse kepeğe karşı çok iyi gelir.
Mide ve bağırsak üzerinde olumlu etkisi vardır.
Kemik zafiyeti olanlara çok fayda verir.
Karaciğer hastalıklarına karşı koruyan özelliği ile tanınır ve karaciğerin düzenli çalışmasını sağlar. B vitaminleri ve fosfor ile sinirleri yatıştırır.
İçinde bulundurduğu radyoaktif madde ile vücudu şeker hastalığına, vereme ve kansere karşı koruyor.

Almanya’da Dr. Sigmund Schmidt ve Macaristan’da Dr. Ferenczi bu bitkiyi lösemi ve kanserde önleyici ve tedavi edici olarak kullanmaktadırlar.  

Nasıl tüketilir?
Kırmızı pancar Avrupa’da yemeği yapılan bir sebze, yurdumuzda turşusu meşhur... Salata olarak tüketmeyi alışkanlık haline getirirseniz aslında en faydalısı bu! Ancak, çeşni vermek için salata içine katılan baharat ve fabrikasyon sirke gibi yoğun asitli soslar pancarın sindirimini güçleştirir, bu yüzden salatanıza biraz sızma zeytinyağı, biraz limon ve doğal kaya tuzu ile hafif bir sos hazırlayabilirsiniz. Limon yerine doğal nar ekşisi veya organik turunç ekşisi ya da evde yapılmış elma veya vişne sirkesi de kullanabilirsiniz. Özellikle vişne sirkesi ile harika oluyor…

Maydanoz ve kereviz yaprakları kırmızı pancarın faydasını arttırıyor.
Kırmızı pancar kaynatılıp içilirse idrar söküyor, mide ekşimesini ve mide ağrısını gideriyor. Kan yapıyor, karaciğere de faydalı oluyor. Yapraklarını da taze olarak yiyebilirsiniz, salatalarınıza katabilirsiniz.

Kırmızı pancar suyu, karalahana, ıspanak, havuç veya semizotu suyuyla karıştırılabilir.
Kırmızı pancar suyunu içerken 30-50gr’dan  başlayarak 400 grama kadar çıkmak mümkündür. İlk önce 50gr. kırmızı pancar, 150gr. havuç suyuyla karıştırılır, sonra 75gr. kırmızı pancar, 125 gr. havuç suyu, sonra 100gr. kırmızı pancar, 100gr. havuç suyu, sonra da saf kırmızı pancar, su ile karıştırılarak içilir.

Dikkat şeker hastası olanlara zararlı!
Bu kadar olumlu etkisinin yanında şeker pancarının sakıncalı olduğu durumlar da var! Şeker hastalığına karşı koruyor ancak şeker hastası olanlara içerdiği yüksek şeker miktarından dolayı zararlı. Şeker hastaları kırmızı pancarı tüketmemeli!
Yüksek tansiyonu olanlar az miktarda tüketmelidir.


Kaynaklar:
Gerçek Tıp/ Dr. Aidin Salih    .
Türkiye’de Bitkiler İle Tedavi/ Prof. Dr. Turhan Baytop
Şifalı Bitkiler/ Prof. Dr. Ahmet Maranki
Bitkisel Protein İle Dengeli Beslenme/ Müheyya İzer
İksir-i şifa/ Halit Özgülen
Doğal Tedavi Yöntemi/ D. Ulvi Türkmenoğlu
www.bahce.gen.tr

kaynak: iyibilgi.com - nihal doğan

7 Ağustos 2014 Perşembe

Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri





Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri – Louise L. Hay  / Kitabından alıntılar

Hayatımızdaki tüm deneyimler gibi, hastalıklarımızı da kendi düşünce kalıplarımızla yaratırız. Ulaştığımız her sonucun temelinde ve gelişiminde bir düşünce kalıbı yatar. Bu nedenle, bir hastalığı kalıcı bir biçimde ortadan kaldırabilmek için önce onu yaratan zihinsel nedeni çözüp halletmemiz gerekir.

Bu kitap kimseyi "iyileştirmez." O, sizin içinizde yatan, kendi iyileşme sürecinize katkıda bulunma yeteneğinizi uyandırabilir. Bütün ve sağlıklı olabilmek için bedeni, zihni ve ruhu dengelememiz gerekir. Bedenlerimize iyi bakmak zorundayız. Kendimiz ve hayat hakkında olumlu bir zihinsel tutuma sahip olmamız gerekir. Ve güçlü bir ruhsal bağlantı içinde olmaya ihtiyacımız var. Ancak bu üç şey dengelendiğinde yaşamaktan sevinç ve haz duyabilir, mutlu olabiliriz. Kendi iyileşme sürecimize katılmayı seçmediğimiz sürece, hiçbir doktor, hiçbir şifacı bize bunu sağlayamaz.

Bugüne dek geçirdiğiniz hastalıkların bir listesini çıkarıp, bunların zihinsel nedenlerine bakmanızı öneririm. Bunlar size kendiniz hakkında çok şey göstereceklerdir. Birkaç "onaylama" (telkin cümlesi) seçip onları bir ay boyunca yapın. Bu, uzun süredir taşıdığınız eski düşünce kalıplarından kurtulmanıza yardımcı olacaktır.

Şimdi size, bir rahatsızlığın, bir hastalığın sadece zihinsel kalıpları (düşünce modellerini) değiştirerek iyileştirilebileceğini nasıl olup da BİLDİĞİMİ, bunu bilme nedenlerimden birini açıklamak istiyorum. Birkaç yıl önce dölyolu kanseri olduğum tanısını almıştım. Beş yaşında tecavüze uğramış ve tüm çocukluğu boyunca hırpalanmış biri olarak dölyolu bölgesinde kanser ortaya çıkarmam hiç de şaşırtıcı bir şey değildi. Yıllardır şifacılık konusunda ders veren biri olarak, başkalarına öğrettiğim şeyi kendi üzerimde uygulayarak kanıtlama fırsatıyla karşı karşıya olduğumu hemen fark ettim.

Kanser olduğunu öğrenen her insan gibi önce büyük bir  paniğe kapılmıştım. Ancak o anda bile zihinsel şifanın işe yaradığını biliyordum. Kansere, uzun bir süredir hissedilen öfke ve içerlemenin neden olduğunun, bu duyguların insanın bedenini yavaş yavaş yiyip bitirdiğinin farkında olarak, epey zihinsel çalışma yapmam gerektiğini biliyordum.

Şunu da fark ettim ki, kanserden kurtulmak için bıçak altına yatarsam ama onu yaratan zihinsel kalıbı değiştirmezsem, doktorlar ortada bir Louise kalmayıncaya dek Louise'yi kesip biçeceklerdi. Ama eğer operasyon geçirirsem ve kansere neden olan zihinsel kalıbı değiştirirsem, kanser bir daha tekrarlanmayacaktı.

Kanser ya da herhangi başka bir hastalık nüksederse, bence bu, doktorun "hepsini temizlememesinden" değil, hastanın hiçbir zihinsel değişiklik yapmamasından, dolayısıyla aynı hastalığı yeniden yaratmasındandır. Ayrıca, kanseri yaratan zihinsel kalıptan kurtulabilirsem, artık doktorlara ihtiyacım kalmayacağını da biliyordum.

Böylece, bana zaman tanıması için doktorumla pazarlık yaptım. Doktor istemeye istemeye bana üç ay verdi, ama bu ertelemenin ha-yatımı tehlikeye soktuğu konusunda beni ciddi bir biçimde uyardı. Derhal, eski öfke ve içerleme kalıplarını temizlemek için öğretmenimle birlikte çalışmaya başladık. O zamana dek, içimde derin bir öfke barındırdığımın farkına varmamıştım.

Çoğunlukla kendi düşünce kalıplarımız karşısında kör gibiyizdir, onları açık bir biçimde göremeyiz. Bir hayli "bağışlama çalışması" yapmam gerekiyordu. Yaptığım bir başka şey de iyi bir beslenme uzmanına başvurarak bedenimi zehirlerden tamamen arındırmak oldu. Bu zihinsel ve bedensel arınmayla geçen altı ayın sonunda, çoktan bildiğim şeyi doktorlara da onaylatabildim; yapılan incelemeler sonucunda artık hiçbir kanser belirtisi taşımadığım ortaya çıkmıştı. O ilk laboratuvar raporunu, negatif yöndeki yaratıcılığımın nerelere varabileceğini bana daima hatırlatması için hâlâ saklıyorum.

Şimdi bir hasta bana geldiğinde, durumu ne denli kötü olursa olsun, eğer "bırakma (terk ve feragat etme) ve bağışlama" konusunda zihinsel bir çalışma yapmaya HAZIR ise, sahip olabileceği her türlü rahatsızlığın iyileştirilebileceğini BİLİYORUM. Çoğu insan için öylesine ürkütücü olan "deva-sız" sözcüğü gerçekte yalnızca, söz konusu hastalığın "dış" yöntemlerle tedavi edilemeyeceği, iyileşmek için İÇİMİZE YÖNELMEMİZ gerektiği anlamına gelir. Hastalık hiçlikten gelmiştir ve yine hiçliğe dönecektir.







Adetle İlgili Rahatsızlıklar
Kadınlığı reddetme. Suçluluk, korku. Üreme organlarının günahkar ya da kirli olduklarına inanma. Olumlama Cümlesi:
Bir kadın olarak tüm gücümü kabul ediyorum, tüm bedensel süreçlerimi normal ve doğal olarak kabul ediyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.
*
Adet Görememe:
Bir kadın olmayı istememe. Kendinden hoşlanmama. Olumlama Cümlesi:
Kendimden hoşnutum, kadınlık bana sevinç veriyor. Ben her zaman mükemmel biçimde akan hayatın güzel ifadesiyim.
*
Adet Öncesi Sendromu:
Karışıklığın hakim olmasına izin vermek. Gücünü dış etkilere teslim etmek. Kadınlık süreçlerini reddetmek... Olumlama Cümlesi:
Şimdi zihnimin ve hayatımın sorumluluğunu üstleniyorum. ben güçlü ve dinamik bir kadınım. bedenimin her parçası kusursuz çalışıyor. Kendimi seviyorum.

Ağız İltihapları
Suçlama. Onama Cümlesi: Kendimi Sevgiyle besliyorum.

Ağrılı Adet Görme:
Kendine kızma. Kendi bedeninden ya da kadınlıktan nefret etme.
Olumlama Cümlesi:
Bedenimi seviyorum. Kendimi seviyorum. Tüm devrelerimi seviyorum. Her şey yolunda.
*
Alerjiler
Kime karşı alerjiniz var ? Kendi gücünü yadsıma. Olumlama Cümlesi:
Dünya güvenli ve dostça bir yer. Ben emin ellerdeyim. Hayatla barış halindeyim.
*
Alzheimer
Dünyayı olduğu gibi kabul etmeyi, onunla ilişki kurmayı reddetme. Umutsuzluk ve çaresizlik, acizlik. Öfke. Olumlama Cümlesi:
Hayatta deneyimleyebileceğim yeni ve daha iyi bir yol daima vardır. Geçmişi bağışlıyor ve geride bırakıyorum. Sevinç ve hazza doğru ilerliyorum.

Alkolizm
Anlamsızlık duygusu. yararsızlık, suçluluk, yetersizlik hissetme. kendini reddetme.
Olumlama Cümlesi: Ben şimdi' de (anı) yaşıyorum. Her an yenidir.

Anjin
Ihtıyaclarını talep edemeyecegini düsünme. Olumlama Cümlesi:
Ihtiyaclarımın karsılanmalı benim dogustan hak ettigim bir sey. Isteklerimi sevgiyle ve rahatca talep ediyorum.

Arpacık
Yaşama Öfkeli gözlerle bakma. Birisine kızgınlık duyma. Olumlama Cümlesi:
Herkesi ve her şeyi neşe ve sevgiyle görmeyi seçiyorum

Artrit (Eklemiltihabı)
Elestiri ve kızgınlık bu hastalıga yol açar. Olumlama Cümlesi:
Gecmisi sevgiyle bırakıyorum Onlarda bende artık özgürüz. Huzur içindeyim. Kendimi seviyor, onaylıyorum. Ben Sevgiyim.

Ayak Tırnağının Batması
İleri doğru yönelmeye, ilerlemeye hakkı olup olmadığı konusunda endişe ve suçluluk duyma. Olumlama Cümlesi:
Hayatta gideceğim yönü seçmek ve o yönde ilerlemek benim Tanrısal hakkımdır. Güvenlik içindeyim, özgürüm.

Bağımlılıklar
Kendinden kaçış. Korku. Kendini nasıl sevebileceğini bilememe. Olumlama Cümlesi:
Ne kadar harika olduğumu şimdi keşfediyorum. Kendimi sevmeyi ve kendimden zevk almayı seçiyorum.

Bellek Yitimi - Unutkanlık
Korku. Hayattan kaçış. Kendine sahip çıkmama. Olumlama Cümlesi:
Zeka ve cesarete sahibim, değerliyim. Yaşamak tehlikesiz bir şey.

Böbrek Taşları
Halledilmemiş, çözülmemiş öfke yumruları. Olumlama Cümlesi:
Tüm geçmiş sorunları kolaylıkla çözüyor ve ortadan kaldırıyorum.

Baş Dönmesi
Kararsız, dağınık düşünme. Dikkatle bakıp görmeyi reddetme. Olumlama Cümlesi:
Tam anlamıyla merkezdeyim ve huzur içindeyim. Yaşamak ve neşeli olmak iyi ve güvenli (tehlikesiz)

Boyun
Olaylara esnek ve sevecen yaklaşım boyundaki sıkıntıyı giderir.

Burun akması

Yardım isteme, icsel feryat, aglama. Olumlama Cümlesi:
Beni mutlu kılan, yollarla kendimi seviyor ve rahatlıyorum.

Candida
Kendini çok dağılmış hissetme. Bir hayli düş kırıklığı ve öfke. İlişkilerde çok şey talep etme ve karşındakine güvenmeme. Olumlama Cümlesi:
Olabileceğimin en iyisi olmak için kendime söz veriyorum ve hayatta en iyisine layığım. Kendimi ve diğerlerini seviyor, takdir ediyorum.

Depresyon
Sahip olma hakkına sahip olmadığını hissetmekten kaynaklanan kızgınlık. Umutsuzluk.
Olumlama Cümlesi:
Artık diğer insanların korkularının ve sınırlamalarının ötesine geçiyorum. Kendi hayatımı yaratıyorum.

Disk Kayması
Hayat tarafından hiç desteklenmediğini hissetmek (sanmak). Kararsızlık.
Olumlama Cümlesi:
Hayat tüm düşüncelerimi destekler; bu yüzden kendimi seviyor ve onaylıyorum. Her şey yolunda.

Dişeti Sorunları
Verdiği kararları sürdürememe. Kararsızlık. Olumlama Cümlesi:
Ben kararlı bir insanım. Verdiğim kararları sürdürüp tamamlıyor ve kendimi sevgiyle destekliyorum.

Diz rahatsızlıkları
Diz gurur, kibir ve egoyu temsil eder. Diz rahatsızlıklarının mental nedeni; inatçı ego ve gurur. Eğilmezlik, esnek olamama. Korku. Teslim olmama. Olumlama Cümlesi:
Ben esnek ve akıcıyım. Kolaylıkla eğiliyor ve akıyorum. Her şey yolunda.

Egzama
Soluk kesici kin. Zihinsel patlamalar. Olumlama Cümlesi:
Uyum ve barış, sevgi ve mutluluk beni kuşatıyor ve içimi kaplıyor. Emin ellerde güvenlik içindeyim.

Mültipl Skleroz
(Beyin ve Omurilik dokularının sertleşmesi)
Zihinsel katılık, katı yüreklilik, demir irade, eğilmezlik. Korku. Olumlama Cümlesi:
Sevecen, sevinçli düşünceler seçerek sevecen, mutlu bir dünya yaratıyorum. Emin ellerde ve özgürüm.

Felç
Korku. Dehşet. Bir durumdan ya da kişiden kaçış. Direnme. Olumlama Cümlesi:
Tüm hayatla birim. Her durum için tam anlamıyla yeterliyim.

Fıtık
Kopmuş, uyumu bozulmuş ilişkiler. Gerilme, zora gelme, sorumluluklar, yanlış yaratıcı ifade. Olumlama Cümlesi:
Zihnim hafif ve uyumlu. Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Kendim olmakta özgürüm.
*
Fistül
Korku. Serbest bırakma, koyuverme sürecinde bir tıkanma. Olumlama Cümlesi:
Güvenlik içindeyim. Yaşam sürecine bütünüyle güveniyorum.
*
Gastrit
Süregelen belirsizlik. Kötü beklentiler. Kaygılanma. Olumlama Cümlesi:
Kendimi seviyor ve onaylıyorum. Emin ellerdeyim.
*
Gaz sancıları
Sıkı tutma. Korku. Sindirilmemiş fikirler. Olumlama Cümlesi:
Gevşiyor ve hayatın içimden rahatça akmasına izin veriyorum.
*
Guatr
Acı çektirildiği, cezalandırıldığı için nefret duyma. Kendini kurban olarak görme. Kendisini hayatta engellenmiş hissetme. Olumla Cümlesi:
Hayatımın hakimi, yöneticisi benim. Kendim olmakta özgürüm.
*
Hepatit
Değişikliğe direnme. Korku, öfke, nefret. karaciğer öfke ve gazabın yeridir.
Olumlama Cümlesi:
Zihnim arınmış ve özgür. Geçmişi bırakıyor ve yeniye doğru ilerliyorum. Her şey yolunda.
*
Hipoglisemi
(Kandaki normal şeker oranının azalması)
Hayatın sorumlulukları, yükleri yüzünden bunalma. "Hayatın ne anlamı var ?" tipi duygu ve düşüncelerin egemen oluşu. Olumlama Cümlesi:
Şimdi hayatımı aydınlık kolay ve neşe dolu kılmayı seçiyorum.
*
Hodking Hastalığı
( Lenf Bezi Kanseri)
Yeterince iyi olamama konusunda çok büyük bir korku ve kendini suçlama. insanın -kanın kendini besleyecek özü kalmayıncaya dek- çılgınca sürdürdüğü kendini kanıtlama yarışı içinde yaşam sevincini unutması.
Olumlama Cümlesi:
Kendim olmaktan çok mutluyum. Olduğum halimle yeterince iyiyim. Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Sevinç veriyor ve alıyorum.
*
İdrar Yolu İltihabı
Öfkeli duygular. Kızgın olma. Suçlama. Olumlama Cümlesi:
Hayatımda sadece sevindirici deneyimler yaratıyorum.
*
İnme
(Nüzul)
Vazgeçme. Direnme. Değişmektense ölmeyi yeğleme. Hayatı reddetme.
Olumlama Cümlesi:
Hayat değişimdir ve ben yeniye kolayca uyabilirim. Hayatı, geçmişi, şimdiyi ve geleceği kabul ediyorum.
*
İntihar
Hayatı sadece siyah-beyaz olarak görme. Başka bir çıkış yolu görmeyi reddetme.
Olumlama Cümlesi:
Ben olanaklar bütünlüğü içinde yaşıyorum. Her zaman başka bir yol vardır. Emin ellerdeyim.
*
Kanser
Derin bir biçimde incinme, yaralanma. Uzun, zamandır süren kızgınlık. İnsanı yavaş yavaş yiyip bitiren derin bir sır ya da üzntü. Nefretleri taşıma.
Olumlama Cümlesi:
Tüm geçmişi sevgiyle bağışlıyor ve serbest bırakıyorum. Dünyamı sevinçle doldurmayı seçiyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum.
*
Kaşıntı
İnsanın kendi doğasına zıt düşen arzular duyması. Doyumsuzluk. Vicdan azabı. Kaçmak ya da kurtulmak için için kaşınma.
Olumlama Cümlesi:
Şimdi ve burada huzur içindeyim. Tüm ihtiyaç ve arzularımın yerine getirileceğini bilerek benim için hayırlı olanı kabul ediyorum.

Kemik (Osteoporoz)
Zihinsel baskılar ve gerginlik. Desteksiz kalma. Olumlama Cümlesi:
Hayati bütünüyle icime cekiyorum. Kendimi destekliyorum, gevsiyorum. Hayatın akisina güveniyorum.

Kolestrol
Mutluluk kanallarını tıkama
Olumlama Cümlesi: Hayatı seviyorum. Mutluluk kararlarım sonuna kadar açık

Menopoz
Yaslanma korkusu. Kendini iy ive hata hissetme.
Olumlama Cümlesi: Tüm yas dönemi degisiklikleri sirasında dengeli ve huzurluyum. Bedenimi seviyorum.

Sırt
Haytın destegini temsil eder. Duygusal destekten yoksunluk. Sevilmedigini temsil hissetme. Olumla Cümlesi: Kendimi seviyor, onaylıyorum. Hayat beni destekliyor.

Yüksek tansiyon
Uzun süren çözülmemiş duygusal sorun.
Olumlama Cümlesi: Geçmişimi bırakıyorum. Huzur içindeyim

Kırgınlık, gücenme, darılma, öfke uzun zaman içte tutulduğunda bedeni yemeye başlıyor ve kanser oluşuyor. Sürekli kendimizi ya da başkalarını eleştirmek romatizmanın kaynağı. Suçluluk duygusu daima ceza arar ve bu ceza da ağrılar yaratır. korku ve gerginlik ; kellik, ülser hatta ayak ağrılarına neden olur.

BAŞ: Bizi temsil ediyor. Dünya ya gösterdiğimiz şey. Genellikle başımızla tanırız. Baş Bölgesinde sorun varsa bu genellikle ‘’bizde’ ’çok yanlış bir şey olduğu duygusunu taşıdığımız anlamına gelir.

SAÇ: Dayanıklılığı temsil ediyor. gergin ve korku dolu olduğunda sıklıkla omuz kaslarında başlayan katılaşma başımızın tepesine, göz çevresine kadar yayılır.

KULAKLAR: İşitme kapasitesini temsil eder. Sorun varsa, işitmek istemediğimiz bir şeylerin olup bittiğini gösterir. Kulak ağrısı, işittiğimiz bir şeyden duyulan kızgınlıktır. Sağırlık, birlikte yaşamak zorunda olduğun birine katlanamamanın göstergesidir.

GÖZLER: Görme kapasitesini temsil eder. Görmek istemediğimiz şeyler göz sorunları olarak karşımıza çıkar.

BAŞ AĞRILARI: Kendimi yanlış, değersiz, geçersiz görmekten kaynaklanır. Kendinizi hangi konuda hatalı bularak yargıladığınızı bulun. Kendinizi affedin. Migren türü baş ağrıları , mükemmeliyetçilikten kaynaklanır.

SİNÜS ağrıları yüzde, burnun çok yakınında hissedilir. hayatınızda size çok yakın olan birisinden rahatsızlık duyduğunuzun göstergesidir. o kişi tarafından ezildiğinizi hissediyor olabilirsiniz.

BOYUN VE BOĞAZ: Boyun düşüncelerimizde esnek olma, sorunun öteki yüzünü görme, başka bir kişinin bakış açısını anlamayı temsil ediyor. Boynunuzla ilgili sorunlar, kendi bakış açımızın doğruluğu konusunda inatçı bir tutum sergilediğimiz anlamına geliyor.

BOĞAZ: Kendimizi ifade etmeyi temsil eder. Boğazla ilgili sorunlar, bunları yapmaktan korkmak, hakkımızı aramaktan çekinmek, ’’ben buyum’’ deme cesaretini gösterememekten kaynaklanıyor. Kızgınlık boğaz ağrılarının nedeni. eğer soğuk algınlığı da varsa zihinsel karışıklık yaşıyoruz demektir.

Larenjit, konuşamayacak kadar öfkeli olmak demektir. Yaratıcılığımız engellendiğinde de bu bölge de sorun olur. Bademcik ve Tiroid sorunları , kendi isteklerinizi gerçekleştirememekten kaynaklanan ,engellenmiş yaratıcılığın sorunu oluyor.
Boğazdaki enerji merkezi, değişimin olduğu yerdir. Değişime karşı koyduğumuzda boğazımızdaki etkinlik artar. Öksürdüğünüzde yüksek sesle ‘’değişiyorum ’’yada ‘’değişmeye hazırım’’ deyin.

KOLLAR: Hayat deneyimini kucaklama kapasitesi ve yeteneğini temsil eder. Kolların dirsekten yukarısı kapasitemizle, dirsek altı bölümü yeteneklerimizle ilgilidir. Duygu birikimlerimizi eklem yerlerinde depolarız ve dirsekler yön değiştirmede esnekliğimizi simgeler.

ELLER: Yakalar, tutar, kavrar. Elleri sıkmak korkudan kaynaklanır. Kaybetme korkusu, asla yetmeyeceği korkusu, bırakırsan gider korkusu.

PARMAKLAR: Her biri ayrı anlam taşır. İşaret parmağını kesmek içinde bulunduğumuz bir durumla ilgili korku ve kızgınlığımızın egoyla bağlantılı olduğunu gösterir. Baş parmak zihinseldir, evhamı temsil eder. İşaret parmağı ego ve korku ,orta parmak seks ve kızgınlıkla ilgilidir.

Kızgın olduğunuzda bu bir erkeğe kızgınlıksa sağ orta parmağı tutarak, bir kadına kızgınlıksa sol orta parmağı tutarak geçtiğini görebilirsiniz.

Yüzük parmağı birleşmeyi ve yas tutmayı, küçük parmak aileyi ve olduğundan farklı davranmayı veya görünmeyi temsil eder.

SIRT: Destek sistemimizi temsil eder. Sırt sorunları yeterince desek göremediğimizin ifadesidir.

Üst sırt ağrıları duygusal destek yoksunluğudur. Orta kısım, suçluluk duygusuyla ilgili, geçmişimizde arkamızda kalan bir şeyle ilgili.

Parasızlık yada parasal konularda korku alt sırt bölgesini etkileyecektir.

AKCİGERLER: Hayatın içinde olma kapasitemizi temsil ediyor. Sorunları, hayatı doyasıya yaşamaktan korkmak anlamına gelir. Yada yaşamaya hakkımız olmadığını düşünüyoruz. Nefes darlığı ve sigara tiryakiliği hayatı reddediş yollarından biri. Var olmanın değersiz olduğuna dair derin inancın maskelenmiş hali.

GÖGÜSLER: Annelik sembolü. Göğüs sorunları bir kişiye, bir yere, bir şeye, bir deneyime ‘’aşırı annelik’’ yaptığımızın göstergesidir. Göğüs kanseri varsa derin bir öfke veya kırgınlık da vardır. Korkuları aşın ve evrensel aklın her birimizin içinde var olduğunu bilin.

KALP: Sevgiyi ,kanımızda sevinci temsil ediyor. Kendimizi sevgi ve sevinçten yoksun bırakırsak, kalbimiz daralır ve soğur. Sonucunda kanımız sağlığını yitirir ve anemi, anjin ve kalp krizlerine doğru yol alırız.

MİDE: Tüm yeni düşünce ve deneyimleri hazmeder. Mide sorunları yeniliklere kolaylıkla adapte olamadığımızın göstergesidir. Korkuyoruz.

ÜLSER: Korkudan başka bir şey değil. Yeterli olamamanın yoğun korkusu. Kim olduğumuzu hazmedemiyoruz.

CİNSEL ORGANLAR dişi prensip-erkek prensip. Kadınlığımızdan yada erkekliğimizden rahatsızlık duyuyorsak ,cinselliği reddediyorsak, bedenimizin kirli yada günahkar olarak görüyorsak genital bölgemizde sorunlar yaratırız.

MESANE VE MAKAT SORUNLARI; Vajinitis, Prostat ve Penis problemleri aynı alana giriyor. Bu sorunlar, bedenimizin ve oranlarımızın işlevleri konusunda çarpıtılmış inançlarımızdan kaynaklanıyor.

İDRAR YOLLARI SORUNLARI; Genellikle eşe duyulan kırgınlık ve öfkeden kaynaklanır.

VAJİTİNİS; eş tarafından romantik duyguların zedelenmesiyle ilgili oluyor. Erkeklerin Prostat rahatsızlıkları, öz değer ve yaşlandıkça daha az erkek olduğuna inancıyla bağlantılı. İktidarsızlık, korkuyu da getiriyor. Bazen de bir önceki eşe duyulan tepkiden kaynaklanıyor.

FRİJİD; olmanın sebebi ise korku ve bedensel zevk almanın yanlış olduğu inancı.

ADET ÖNCESİ SENDROMU; kadınlık sürecinin kabul edilmemesi,

CİNSEL HASTALIKLAR; daima cinsel suçluluk duygusu, ben kötüyüm inancı ve kendimizi cezalandırmak,

KALIN BAGIRSAK: Artık ihtiyacımız olmayan şeyi bırakmayı, atmayı temsil ediyor. Kabızlık çeken kişiler genellikle bir şeylerin yetmeyeceği korkusuyla yaşarlar.

BACAKLARIMIZ: Hayatta bizi ileriye doğru götürür. Bacaklardaki sorunlar ,öne adım atma korkusu yada bir yolda ilerlemekteki kararsızlığımızın göstergesidir. Varis damarları, nefret ettiğimiz bir yerde veya iş de olduğumuzu gösterir. damarlar zevki taşıma yeteneklerini kaybederler.

DİZLER: Boyun gibi esneklikle ilgilidir. Taviz verme, gurur, ego ve inatçılığı ifade ederler. İlerlemek istiyoruz ama değişmek istemiyoruz. Dizinizde bir sorun olduğunda hangi konuda ille de haklı olmak istediğinizi düşünün. Nerede taviz vermekten kaçınıyorsunuz, inat etmeyi bırakın. hayat akıştır, hayat harekettir, huzurlu olmak için esnek olmalı, takılıp kalmamalıyız.

AYAKLARIMIZ: Kendimiz ve hayat hakkındaki anlayışımızla ilgilidir. Geçmişle, şimdiyle, gelecekle…..

CİLDİMİZ; bireyselliğimizin ifadesidir. Cilt sorunları genellikle bireyselliğimizin bir şekilde tehdit edilmesinden kaynaklanır. Başkalarının üzerimizde gücü olduğu duygusuna kapılırız. Cilt sorunlarından kurtulmanın en iyi yolu’’ Kendimi onaylıyorum’’ demektir. Gücünüze tekrar sahip çıkın.

KAZALAR; Kızgınlık ifadesidir. Birikmiş öfkedir. Ve otoriteye karşı çıkmadır.

Ağrılarımızın bedenimizde oluştuğu yerler, hayatımızın hangi alanında kendimizi suçlu hissettiğimiz konusunda bize ipucu verir.

ANOREKSİ-BULEMİ: Kendimizden nefret etmenin aşırı biçimi, yaşamımızı yansıtmaktır.

ARTRİT: Sürekli yargılayan, eleştiren insanların hastalığıdır. Mükemmelliyetçilik tutkunudurlar.

ASTIM: kendin için nefes almayı hak etmeme duygusu. Astımlı çocuklar aşırı duyarlılığa sahip oluyorlar. Çevrelerinde tüm olan bitenlerden kendilerini sorumlu hissediyor ve suçluluk duyuyorlar. Kendilerini değersiz ve bu yüzden de suçlu hissederek kendilerini cezalandırma ihtiyacındalar.

YARALAR, KAŞINMA, YANIKLAR, KESİKLER, ATEŞLENME, ŞİŞME,

KABARMA; kızgınlığın bedendeki ifadesi oluyor. Ne kadar bastırmaya çalışırsak çalışalım kızgınlık ifade edilmenin bir yolunu bulur.

ŞİŞMANLIK: Korunma ihtiyacını temsil eder. İncinmekten, eleştiriden, tacizden, cinsellikten, cinsel sömürüden korunmaya ihtiyaç duyarız.

AĞRI; her türlüsü bir suçluluk duygusunun belirtisidir.

İNME; Kan pıhtılaşmasıdır. Kimi zaman yaşam biçimimizi yeniden değerlendirmek için inmeler yaratırız.

KASILMA,TUTULMA; zihindeki tutukluğun ifadesidir. Korku bildiğimiz eski yollarla yapışıp kalmamıza neden oluyor. Esnek olmakta zorlanıyoruz. Eğer bir şeyin yapılmanın tek yolu olduğuna inanıyorsak genelde bir yerimiz tutulur.

ŞİŞME; duygusal tıkanıklığı ve durağanlığı ifade ediyor. Şişme birikmiş gözyaşlarını, tuzağa düşme ve takılıp kalma duygusunu ve kendi sınırlılığımızın suçunu başkalarına atmayı temsil ediyor. geçmişi bırakın gücünüzü geri alın.


TÜMÖR: Sahte büyümedir. eski bir acıyı büyütüyor, besliyor, etrafında oluşan kabuğu yoluyoruz. Bir süre sonra tümör oluyor.