karaciğer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karaciğer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ağustos 2014 Perşembe

İç organlardaki zehirli maddeler nasıl atılır?




Çin tıbbına göre, insan vücudundaki beş iç organda zehirli maddeler birikir, bu zehirli maddelerin birikmesi, vücutta belirtiler bırakır. Şimdi zehirli maddelerin saklandığı yerleri bulalım ve bu zehirli maddeleri yok etme yöntemleri öğrenelim.

Eğer dalakta zehirli maddeler birikirse, yüzde benekler görülür. Yüzünde benekler olan bir kadının sindirim sistemi nisbeten zayıflar; beyazımtırak akıntısı fazla olur; yağ birikir.

Çin tıbbına göre, dalaktaki sindirim iyi olmadığı takdirde, zehirli maddeler zamanında dışarı boşaltılmaz. Bu nedenle kilo vermek isteyen bir kişi, öncelikle dalağının ve midesinin işlevini normalleştirmeli; dalağında zehirli maddeler bulunan kişide ağız kokusu olur, ağız ülseri görülür.
Şimdi dalaktaki zehirli maddeleri boşaltma yöntemlerine geçelim.

1. Dalaktaki zehirli maddelerin boşaltılmasına ekşi yemekler iyi gelir. Ekşi yemekler, bağırsak ve midenin sindirim işlevini pekiştirir, yemeklerdeki zehirli maddelerin en kısa sürede boşaltılmasını sağlar; ayrıca ekşi yemekler dalağı güçlendirir.
2. Dalaktaki zehirli maddelerin boşaltılması için Shangqiu adlı akpunktur noktasına basılabilir. Bu akpuntur noktası, iç topuk kemiğinin altındaki çukurun ortasında bulunur. Bir parmakla bu noktaya, azcık acı hissetecek şekilde basabilirsiniz. Bu basma bir defasında üç dakika sürerse, yeterli olur.
3. Yemekten sonra yürüyüş yapmak. Spor, dalağa ve mideye yardımcı olur. Bu yöntem azimle uygulanmalı.

Yemek sonrası, zehirli maddelerin en kolay oluştuğu zaman dilimidir. Yemeklerin zamanında sindirilmemesi veya emilmemesi halinde zehirli maddeler birikir. Bu nedenle yemekten sonra yürüyüş tavsiye edilir. Ayrıca yemekten bir saat sonra bir meyve yenebilir.
Aftimuni dalağın en iyi ilacıdır, kaynatılarak içilir. Karabaş otu, kekik, sinameki, anason, kimyon, kuru incir dalağın en güzel ilaçlarındandır. Mercimek, patlıcan, sığır eti, kuyruk ve lahana yenmemelidir. 
******
Karaciğer, insanın diğer önemli iç organlarından biridir. Karaciğerde zehirli maddeler birikirse, tırnak üzerine çıkıntılı çizgi veya tırnak çökmesi görülür. Çin tıbbına göre, kirişler karaciğere bağlıdır, tırnak ise kirişlerden bir bölümüdür. Bu nedenle karaciğerde zehirli maddeler biriktiği takdirde, tırnak üzerinde belirgin işaret olur.

Karaciğerde zehirli maddeler bulunursa, kadında mastit görülür; deprasyon başgösterir. Çünkü karaciğer insan vücudunda duyguları ayarlayan iç organdır. Eğer içindeki zehirli maddeler zamanında boşaltılmazsa, Qi dolaşımı engellenir, bu da depresyon duygusuna neden olur. Ayrıca yarım baş ağrısı ve aybaşı ağrıları gibi belirtiler görülür. Yüzün iki yanağı ve göbek, karaciğer ve safra kesesinin "etki alanı"dır. Eğer karaciğerde zehirli maddeler varsa, yüzde ve göbekte mutlaka belirti gözükür.

Karaciğerdeki zehirli maddelerin boşatılması için, yeşile çalan mavi renkli yemekler tüketilmeli. Örneğin portakal veya limon suyu, karaciğere iyi gelir; karaciğerle bağlantılı akpunktur noktasına basmak iyi gelir. Basılacak nokta, birinci ve ikinci ayak parmaklarının buluştuğu noktanın önündeki çukurun ortasında yer alır. Ağlama, zehirli maddelerin boşaltılmasına yardımcı olur. Kadınların erkeklerden daha uzun yaşamasının gözyaşlarına bağlı olduğu, hem Batı tıbbınca, hem de Çin tıbınca doğrulandı. Gözyaşları gerçekten insan vücuduna zararlı maddeler içerir. Bu nedenle istediğiniz zaman ağlayabilirsiniz.

Sülfür içeren besinler karaciğeri temizler, soğan, sarımsak, lahana, brokoli, brüksel lahanası sülfür içeren gıdalardır. Ayrıca enginar karaciğer dostu bir sebzedir.

Alkol, kimyasal ilaçlar, işlenmiş gıdalar, inek eti, aşırı proteinle beslenme karaciğeri yıpratan gıdalardır.

******
İnsan kalbinde zehirli maddeler birikirse, dil ülseri olur, alnında kabarcıklar oluşur, uykusuzluk ve kalp rahatsızlığı meydana gelir.

Çin tıbbına göre, kalple en yakın ilişkili organ dildir. Bu nedenle ülser dilde görülür. Alın, kalbin "nüfuz alanı"dır. Eğer kalpte "ateş" varsa, alın "yanar", kabarcıklar ortaya çıkar.
Kalpteki zehirli maddelerin boşaltılması için, nilüfer tohumları gibi, acı yemekler tavsiye edilir; kalbi simgeleyen Shaofu adlı akpunktur noktasına basılır. Shaofu, insanın yumruğunu sıktığı zaman, avuçta yüzük parmağı ve küçük parmağının tırnaklarının değdiği yerdir. Bu noktaya güçlü bir şekilde basılır. Yeşil fasülye, zehirli maddelerin idrar yoluyla boşaltılmasına yardımcı olur.

Çin'de yaz mevsiminde hemen hemen her ailede yeşil fasülye suyu içilir. Siz de deneyebilirsiniz.

Kalp için omega 3 yağ asidi içeren somon, ton balığı, ceviz, keten tohumu gibi gıdalar faydalı olacaktır.

******
Akciğerde zehirli maddeler birikirse, insanın cildi pas renginde olur, kabızlık çekilir, duygusal durumunda hassasiyet meydana gelir.

Çin tıbbına göre, akciğer, tüm cildi yönetir. Cildin iyi olup olmaması, akciğerin sağlıklı olup olmamasına bağlıdır. Akciğerdeki zehirli maddelerin miktarı fazla olursa, bu zehirli maddeler akciğerin çalışmasıyla cilde yansır; ayrıca akciğer ve kalın bağırsak tek bir sistemdir. Yukarıda akciğerde zehirli maddeler varsa, aşağıdaki bağırsak içinde de anormal birikim olur, kabızlık çekilir; akciğerdeki zehirli maddeler de Qi ve kan dolaşımını engeller.

Turp, akciğere en iyi gelen yiyecektir. Çin tıbbına göre, kalın bağırsak ile akciğer arasında yakın ilişki vardır. Akciğerdeki zehirli maddelerin ne kadar boşaltılacağı, kalın bağırsağın iyi çalışıp çalışmamasına bağlıdır. Turp kalın bağırsağın dışkıyı boşaltmasına yardım eder. Turp çiğ de yenir.
Ayrıca akciğeri temsil eden akpunktur noktasına basmak da yararlıdır. Hegu adlı nokta, el sırtında, parmakların arasında bulunur.

Terlemek, akciğere iyi gelir; çünkü terle vücuttaki zehirli maddeler atılır; sıcak duş ve derin nefes da benzer sonuç verir.

Akdiğerdeki zehirli maddelerin boşatılması için en uygun zaman dilimi sabah 7:00 ile 9:00 arasıdır. Bu zaman içinde bol oksijen almayı sağlayan spor yapılırsa, çok iyi olur.

Meyan kökü, zencefil, okaliptus, brokoli, turp akciğerler için şifalı bitkiler olup sigara akciğer için en büyük zarardır.

******
Böbrek içinde zehirli maddelerin biriktiği zaman, aybaşı miktarı az, süresi kısa ve rengi koyu olur. Aybaşının oluşması ve kaybolması, böbrek işlevinin güçlü olup olmamasına bağlıdır; böbrekteki zehirli maddeler, hidronkusa neden olur, altçenede kabarcıklar oluşur, yorgunluk çekilir.

Böbreği simgeleyen akpunktur noktası Yongquan'dır. Bu nokta, insan vücudundaki en alçak akpunktur noktasıdır. Yongquan, ayak tabanının üçte birinin ilerisinde bulunur. Bu nokta hassas olduğu için fazla güçlü basılmamalıdır. Beş dakika yeterlidir.

Böbrekteki zehirli maddelerin boşaltılması için en iyi zaman dilimi sabah 5:00 ile 7:00 arasıdır. Bu nedenle sabah kalkınca bir bardak su içilmesi çok iyi olur.

Gün boyu yeterli su içilmesi, bedenin susuz bırakılmaması, aşırı tuz alınmaması, likopence zengin gıdalar domates, karpuz, böbrekleri temizleyip koruyacaktır.

internetten derlenmiştir



23 Ağustos 2014 Cumartesi

GÜNEŞ Sembolü olarak ' KARAHİNDİBA '




GÜNEŞ Sembolü olarak ' KARAHİNDİBA ' (Dandelion=Taraxacum officinale)

 Karahindiba "Güneş" ve "Ateş" ile ilişkilendirilir.

 Büyüme
 Sıcaklık
 Berraklık
 Şifa
 Parlaklık
 Aydınlanma Sembolüdür.

 Çiçekleri genel olarak çoğu bitkinin aksine güneş gördüğünde açılan Hindiba ayrıca pozitifliği, ilerlemeyi ve hayatta kalmayı da sembolize eder.

 Karahindiba "Aslan dişi" olarak da adlandırılır  (Fransızca ;Dent de lion)

 Aslan, cesaret, gurur, aile (iletişim / bağlantı) ile ilgili sembolik anlamları içerir.

 Aslan Burcu yönetici gezegeninin de Güneş olduğunu hatırlarsak aynı zamanda bir güneş sembolü olan karahindiba ile sembolik bağlantıyı bulabiliriz.

Baharın sembolü, ömrünü devam etmek namına güzelden narine giden yolculuğun adı karahindiba, ünlü tıp ve bilim adamı İbni Sina'nın bitkisi olarak da bilinir.

Papatyagiller (Asteraceae) familyasından yaygın bir bitki türüdür. Çiçekleri sarı, yaprakları yeşil olsa da bitkinin adına "karahindiba" denilmiştir.

 Mısır ve Kıpçak Türkleri'nin "katagan", Çağatay Türkleri'nin "saçratku" olarak bildikleri bu bitki günümüze "karahindiba" olarak gelmiştir.

 Hindiba, Arapça kökenli bir kelimedir. Tedavisi için kullanıldığı göz hastalığı trahomdan kaynaklandığı ileri sürülür. Anadolu'da acıgıcı, "acıgünek", "güneyik" ve "arslandişi" "Gelingöbeği"," Keklikotu" olarak bilinse de en yaygın olarak kullanılan adı "radika"dır.  Paraşüt çiçeği olarak da anılır.

 Ege’nin Türk yakasında karahindiba, Yunan yakasında ise radika olarak bilinen bu lezzetli ot, en çok salata olarak tüketiliyor. Pek çok insan bahçesinde karahindiba görmekten nefret eder. Ama karahindibalar feng shui açısından çok yararlıdır. Aile üyelerini kazadan beladan koruduğuna, sağlıklarını kolladığına inanılır. Ayrıca para simgesidirler.

 Karahindiba çiçeği anlamı: Titizlik , Sevgi, Sadakat, Mutluluktur. Çayırlarda işe yaramaz bir ot gibi görünen bu bitki insanlar için olağanüstü bir şifa aracıdır. Nisan mayıs aylarında her yerde büyür, sarıçiçekleri ile sanki halı gibi etrafı süsler.

 Önerilen Hastalıklar: Kronik hepatit, karaciğer büyümesi, sarılık, dalak ve pankreas hastalıkları, böbrek ve safra taşları, şeker hastalığı, kronik egzama.

 Hindiba özellikle karaciğer dostu pankreas ve safra kesesini düzenleyici etkisi vardır. İdrar söktürücü, kanı temizleyici, mesane ve kalın bağırsak iltihaplarını giderici, göğsü yumuşatıcı, öksürüğü kesici, karaciğer şişliğinin inmesine yardımcı, böbrek ve safra taşlarını düşürücü, anne sütünü artırıcı, kabızlığı giderici, kan şekerini düşürücü, antikansorejen. Kan temizleyici etkisi sayesinde romatizmada yardımcı olur.

 Güçsüz bitkin kişilere güç kazandırır. Afrodizyak etkileri vardır. Uykusuzluğa karşı olumlu etkisi vardır. Göz iltihaplarında ve hastalıklarında güçlendirici olarak kullanılır. İştah açıcı olan bitki, metabolizmayı uyarır. Güçlü bir idrar söktürücüdür. Karaciğer salgılarını arttırması nedeniyle karaciğer yetersizliğinden meydana gelen cilt bozuklukları, egzema ve deri hastalıklarına da iyi gelir.

Çiçek saplarından şeker hastalığına kullanılır. Uzun yıllar bayanlar tarafından yaprakları ve kökleri kaynatılıp kozmetik olarak kullanılmıştır. Deri hastalıkların tedavisinde yararlanılan bu su cilde parlaklık vermesinden dolayı günümüzde de bitki bilimcilerin vazgeçemediği reçetelerden biridir.

 Karahindibada tüm zehirlere karşı faydalı bir panzehir özelliği vardır.

 
 Kullanım Şekli ve dozu : 2 bardak kaynar suya ince kıyılmış köklerden 2 çay kaşığı konur. 10 dakika kaynatılarak günde 3 defa yemeklerden evvel 1’er çay bardağı içilir. Ayrıca 1 çorba kaşığı kuru yerüstü kısımlar 400 gr. kaynar su ile haşlanır. 2 saat bekletilerek süzülür. Aynı ölçülerde kullanılır. Şeker hastalığı için günde 5-6 sap yenilir.

 Yan Tesirlerinden dolayı hamilelere yasaktır.

 Hindiba otunun yaprakları salata gibi yenir, özel yetiştirilenleri daha az acıdır ve bu nedenle rahatlıkla yenebilir.

 Homeoapti’de:

 K.hindiba otu ve kökünden 100 gr çiçek açmaya başladığı andan itibaren toplanarak yıkanır, ince kıyılır ve bir şişeye konur ve de üzerine 500 ml %70’lik alkol ilave edilir. Şişe güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir ve iki günde bir çalkalamak suretiyle 4-6 hafta sonra süzülerek Homeopati’de tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4 defa 15-20 damla 23-ay süreyle alınır.

 * Karahidiba kansere de karşı

Windsor Üniversitesi’nde biyokimya alanında çalışmalar yürüten Siyaram Pandey, karahindiba kökünün kansere iyi gelebilecek özellikler taşıdığından neredeyse iki yıldır şüphelendiğini açıkladı.

Araştırmacılar, karahindiba kökünün “chronic monocytic myeloid leukemia” adı verilen ve en dirençli kanser hücrelerinden birisi olarak adlandırılan bu hücreye karşı başarılı sonuçlar verdiğini gördüler. Bu umutla işe koyulan araştırmacılar düşük dozlarda karahindiba kökünün özütünü kanserli hücrelere uygulayarak olumlu sonuçlar elde etmeye başladılar.

http://www.bitkiblog.com/karahindiba-cayi-losemiyi-yok-etti.html

 Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir hadisi şerifinde ; “ Karahindiba‘nı sabah erken koparıp yiyin onun üstünde cennetin zerrecikleri vardır.” dediği belirtiliyor

 *Karahindiba kemik dişler ve epifizden floridi temizleme özelliğine sahip


Karahindiba Kanı Temizler

 Özellikle safra kesesi hastalıklarında faydalı olduğu, midede hazmı kolaylaştırdığı, metabolizmayı desteklediği, kanı temizleyip ödemleri azalttığı, ter ve idrar söktürücü fayda sağladığı biliniyor.

 Prebiyotik lifler içerir. bağışıklık ve sindirim sistemi için faydalıdır

 Karahindiba ödemi azaltır

 Aktarlarda kolayca bulabileceğiniz karahindiba köklerinin özellikle karaciğerin detoks yeteneğini güçlendirdiği kabul edilir. Ayrıca kendini yorgun halsiz hissedenler karahindiba sapından hazırlanmış çaylar, salatalar kullanılarak kürler yapılabilirler.

 Karahindibayı hazım sistemi sorunlarında, özellikle safra taşı olanlar, gaz sorunundan yakınanlar sık kullanır. Son zamanlarda vücudunun su topladığını düşünen (özellikle periyot dönemlerinde veya premenopoz devresinde ödemden yakınan) birçok kadın karahindiba çayından faydalanma yoluna gidiyor.

 Siğil tedavisinde kullanılan Mesane ve kalın bağırsak iltihaplarını giderir, göğsü yumuşatır, öksürüğü keser, balgamlı ishalleri keser, karaciğer şişkinliğini indirir. böbrek ve safra taşlarını düşürür, sarılıkta faydalıdır, anne sütünü artırır, taze filizleri kırıldığı zaman akan sütü de dişleri temizler.

 Hindistan'da karaciğer hastalıklarında sıklıkla kullanılır. Vitamin ve mineralin zengin kaynağıdır. Avrupa'da salata şeklinde tüketilmektedir. Zararlı kimyasal ilaçlara, operatif müdahalelere ve implantlara karşı doğal bir alternatiftir.

 Karahindiba çayı hazırlamak için 1/4 litre soğuk suya (yaklaşık 1,5 su bardağı) bir tatlı kaşığı ince doğranmış karahindiba kökü ekleyin. Bir tam gün bekleyin ve ertesi sabah bir dakika süreyle kaynatın ve süzüntü suyunu bir bardağa aktarın. Kahvaltıdan yarım saat önce için.

Karahindiba salatası hazırlamak için bitkinin taze kök ve yapraklarından faydalanabilirsiniz. Sonbahar özellikle karahindiba köklerinin toplanması için iyi bir zamandır, aklınızda olsun.

 Kurutulan kökü birçok ülkede öğütülüp acı hindiba kahvesi olarak içilir. Avrupa'nın bazı ülkelerinde ve Hindistan'da tarımı yapılan türleri vardır ve bunların çiçek büyüklüklerinin çapı yedi santimetreye kadar varır. Kök sakızı da denilen bitki, köklerinden çıkan sıvının pıhtılaşıp kurutulmasıyla kauçuk eldesinde de faydalanılır.

 Ayrıca Karahindiba arıcılık açısından da önemli bir bitkidir. Nektar açısından zengindir. Dördüncü grup ballı bitkiler gurubunda (hektarda 101-200 Kg bal) yer almaktadır. Bu nedenle arıcılarımızın bal verimi açısından bu bitkinin yoğun olduğu yerleri dikkate almaları çok faydalı olacaktır.

Derleyen; Biyolog Hülya Tokdemir Reis